Vakit öğüttür! Ve Zaman öğütücü!

Başlığa bakarak içinin ne  ile dolduğunu/doldurulduğunu merak edenler olmuştur. Yaşadığımız konjontür gereği, kelimeler ile kendilerini ifade etmeye çalışan iki ünlü gazetemiz akla gelebilir hemen! Ama meselemiz o değil.

Kelimeyi taşıyanlarla ilgili değil, Daha çok kelimenin muhtevası ile ilgili derdimiz var!

Zaman/vakit; belirlenmiş olan an! Ömrün içinden geçtiği muhteşem yol. İçinde sayısız gizem ve karar barındıran muhteşemlik. Verene, minnettarlık duyulan bir nadidelik!

Taşıdığı her bir nefes; ömrün enfes bir başlangıcına muhteşem bir tebessüm veya bitişine neden olan bir ayrılık busesi!

Mensubu olduğumuz değerler manzumesi açısından, neyin ne zaman başladığı, içinin nasıl ve ne şekilde doldurulması gerektiği, nelerin dikkate alınıp nelerden uzak kalınmasının icap ettiği önemlidir.

Hangi tercihin mensubu olursa olsun, bizim elbette ki tavsiyelerimiz olmalı iyi ve güzel olana dair. Öneri ve uyarılarımız eşliğinde! İyi bir hatırlatıcı olma kaygısı güderek…

Süreli bir zamandır bize verilen. Kıymeti pek bilinmeyen, harcıâlem doldurulan…

Süresini biz belirliyoruz gibi haddi aşan tavır ve tutumların sarhoş esintierine kapılarak bir yolculuk sürdürüyoruz!

Tüketme festivalinin müdavim bir müptezeli olmak ne kötü!

Ya çok değerli olanı değersizleştirmeye ne demeli? Bir nefes ömrün değerini, yalnız vaktin ikindisini yaşayanlar, şifasız gibi görünen hastalıklara müptela olmuşlar, bir zamanlar hiç tükenmeyecekmiş gibi sandığı takattan kesilenler değil, elden ve gönülden çıkmadan, her nefis değerin değerini bilmelidir!

Ne yazık ki; önümüzde çok zamanımız var gibi hep ölümsüzlüğü düşünüyoruz. Onun da ötesinde, ölümü ve sonrasını aklımıza bile getirmiyoruz.

Ve:

“And olsun asra ( zamana) ki,

İnsan gerçekten ziyandadır!

Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler başka. (Onlar ziyanda değillerdir.)  Kur’anı Kerim/Asr Suresi: 1- 3

Payımıza düşenin en berbat savurganıyız!

Ve zaman/vakit öğüttür insana, hem de en ciddi öğütücü!

Ve yüreğine sığındım mutluluğun…

Yürekten daha güzel bir hediye olur mu? Yüreğini ver, verilmesi gerekene!

Sevgi ile Kalın…

akt

 

Not: İstiklal Marşı’nın şairi, değerlerin değerini bilen müstesna bir şahsiyet, ömrü ıstırap ve mücadele ile geçen, takdire şayan bir mütefekkir ve gönül adamı merhum Mehmet Akif Ersoy’u, vefatının yıldönümüne tekabül eden bu günlerde, rahmet ve şükran duygularımla yâd ediyorum.

Adana Press - Adana'nın haber merkezi...

YORUM GÖNDER

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.Yorumlardan doğacak her türlü hukuki ve adli vakalar kişiyi bağlar, web sitemiz bundan sorumlu değildir. Yorum yapan okurlarımız bu şartları kabul etmiş sayılırlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


1713 kez görüntülendi

Yukarı