Türkiye’de sağlığın finansı – 3

Yazı serimizin daha önceki bölümlerinde ‘’Bireylerin ve toplumların kaliteli ve eksiksiz sağlık hizmetine olan ihtiyaçları sonsuz ve öncelikli olmasına rağmen bu hizmetlere ayrılan kaynaklar çoğu zaman kısıtlıdır’’ demiştik. Bu durum gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri, sağlık hizmetlerinin finansmanında daha akılcı politikalar yapmaya ve daha verimli faaliyetleri finanse etmeye zorlamaktadır.

Bu nedenle, sağlık hizmetlerinin finansmanı, hizmeti sunanlara ödeme yöntemleri ve bunun denetleme mekanizmaları gibi konular bilimsel çevrelerde ve ekonomistlerce çok tartışılır hale gelmiştir.

Bu bölümde de yine siz saygı değer okuyucularımızla sağlığın finansmanı ve kalitesinin geliştirilmesi hususunda tartışmamıza devam edeceğiz.

Sağlık hizmetlerinin üç ana kaynaktan finanse edildiğini artık bilmekteyiz

 

 

 

 

 

 

 

 

Kamu, Özel ve Karma sistemler.

Ülkelerdeki sağlık sunumları ve kalitesinin finansman modellerine bakıldığında, temel yaklaşımın kamu, özel veya çoğunlukla ülkemizde de olduğu gibi her ikisinin belli oranlarda  yer aldığı bir karma modelin olduğu görülür. Ancak reel hayatta, bu modelleri birbirinden ayırmak ve bir ülkenin finansman modelini bu üçlü sınıflamadan birine dahil etmek oldukça güçtür. Çoğunlukla kamu ve özel sektörün oluşturduğu ve çeşitli kaynaklardan beslenen kombinasyonlar mevcuttur.

Sağlık hizmetlerinin finansman ve sunumunda kamu-özel karışımının dereceleri, ülkenin sosyal değerleri ve verimlilik politikalarına bağlı olarak ülkeden ülkeye, hatta ülke içinde zamanla sosyal değişiklikler ve düşünce değişikliklerine göre farklılık gösterir. Türkiye’de kamu hizmetini veren kurumlar; Sağlık Bakanlığı Hastaneleri, Üniversite Hastaneleri, belediyeler ile kamu kurumları olarak, Kızılay, Organ Nakli Vakfı gibi kuruluşlar, ve ayrıca özel hekim muayenehaneleri, özel poliklinik ve laboratuvarlar, özel hastaneler ve eczaneler (özel sektörü temsilen), sağlık hizmeti sunmaktadırlar. Buna karşın; Maliye, Sağlık ve diğer Bakanlıklar, Bağ-Kur, Emekli Sandığı, ve özel sigortalar ve uluslararası kuruluşlar da sağlık hizmetlerinin finansmanından sorumludur. Ancak, özel finansmanı hiç bir zaman özel sağlık hizmeti sunumu anlamına gelmez.

Diğer bir sınıflama, vergi gelirlerine bağlı olan ve Ingiltere gibi ülkelerde benimsenen (Beveridge modeli) ve Almanya’da uygulanan sosyal sigorta (Bismarck modeli) modelidir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere, ülkelerin finansman modellerini kalın çizgiyle ayrılmış gruplara yerleştirmek mümkün değildir. Sağlık hizmetlerinin finansmanında kamu/özel sektör karması bakımından tam bir Beveridge veya tam bir Bismarck modeline sahip ülke örneği bulunmamaktadır. Ama, son yıllarda eğilim özel harcamaların artması yönündedir. Örneğin Beveridge modelinin örnek ülkelerinin sağlık sistemlerinde dahi 1979’dan bugüne kadar özel sektör daha fazla rol üstlenmeye başlamış ve hizmet kullanıcılar ceplerinden daha fazla harcama yapmaya başlamışlardır (1) (2).

Sağlıkta özel sektörün güçlendirilmesi gerektiği konusu Dünya Bankası yetkililerince de savunulmaktadır. Çünkü devletin sosyal verimliliği ve eşitliği sağlamak ve korumak amacıyla pazar şartlarına müdahale etmesi gerekmektedir (2).

Sağlık hizmetlerinin finansmanında ülkede benimsenen modelin adı değil mutlaka yerine getirmek durumunda olduğu şartların mutlaka yerine getirilmesi gerekir

Seçilecek finansman modelinin ülkenin  ekonomik gerçekleri ile uyumlu olması, sürdürülebilir bir finansman modelinin de ön şartıdır (3)

Ülkenin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Düzeyi

Mali kapasite.

Uygulanabilirlik

Verimlilik

Hakkaniyet

Talep/Kullanım ve Tüketici Davranışı

Arz/Hizmet Sunumu ve Hizmet Sunucusu Davranışı

Herkese kaliteli ve zamanında sağlık hizmetlerinini ulaştırılması, kaynakların toplanması ve yönetimi maliyetlerinin düşük olması, kaynak akışında devamlılık, halkın memnuniyetinin temini, öncelikli olan konuların finansmanı, hizmet sunucular arasında rekabeti teşvik, sağlık hizmetlerinin kullanımı ve bu hizmetlerin maliyetlerinin sürekli takibe alınabilmesi, kaliteli hizmet sunumunun teşviki, hizmeti finanse eden tarafı hizmet verenlerle pazarlık sırasında güçlü konumda tutması, hizmet sunucuların gereksiz hizmet sunumuna ve/veya hizmeti kullanıcıların gereksiz hizmet talebine yol açmaması, paranın hastayı takip etmesini sağlaması.

En önemli Kamu kaynağı, Genel vergilerden elde edilir. Özel amaçlı vergiler, Sosyal sigorta diğer finas kaynaklarıdır.

Diğer sağlık finansı kaynaklarımız Özel kaynaklardır. Özel sigorta, toplumsal finansman, işverenin finansmanı, katkı payları, doğrudan ödemeler, ve döner sermaye’dir.

Bu maddelerden Katkı Payları ve döner sermayeler üzerinde biraz durmak istiyorum. Sağlık hizmetini kullananlardan sağlanan katkı payları, sağlık hizmetlerinin fiyat esnekliğinden yararlanarak özellikle kullanımı kısıtlayarak maliyetleri düşürme, gelirleri artırma gibi bir çok amaç için kullanılmaktadır. Katkı paylarının birçok yararı vardır. Kullanıcılar tarafından sağlık hizmetine olan veya olabilecek gereksiz/aşırı talebi kısıtlayabilir. Farklı hizmet basamakları için farklı miktarlarda belirlenen paylar, doğru kişinin doğru basamağa yönlenmesini sağlayabilir. Katkı payı alınmayan, ve genel toplum sağlığını koruma esasına yönelik aşılama gibi hizmetlerin daha çok kullanılmasını sağlar. Hizmet sunucu, hastasına ek bir mali yük getirebileceği için gereksiz hizmet sunumundan (reçeteye fazla ilaç yazma gibi) kaçınabilir. Elde edilen gelirler de yeni bir kaynak olarak kullanılabilir. Ancak dezavantajı; hangi hizmetlere ne kadar katkı payı uygulanacağı sorusuna cevap verememesidir. Çünkü bireylerin gereksiz sağlık hizmeti alma talepleri azaltılırken, çok fakir toplum katmanlarının temel sağlık hizmetleri almalarını engellemeyecek bir miktar bulunmalıdır.

Döner sermayelere gelince, hastanedeki döner sermaye işletmesinin gelirleri hem hastanenin ihtiyaçlarını karşılamada kullanılır, hem de hastane personeline ek gelir olarak belli bir oranda dağıtılır. Böylece personelin hastane gelirlerini olumsuz etkileyen davranışlardan (örneğin ücretsiz hasta bakımı veya kaynakların verimsiz kullanımı gibi) sakınması teşvik edilir. Bu dağıtım personelin nitelik artırımına katkıda bulunmasının yanısıra döner sermayeye katkısı ve hizmet üretiminde gösterdiği performans da dikkate alınarak adil bir hesaplama yöntemi kullanılarak yapılmalıdır.

Buraya dek edindiğimiz bilgiler ışığında önerim şudur ki; bireysel ve toplumsal olarak fiziki ve ruhsal sağlığın korunması ve tedavisi ilgili kaliteli sunumun artırılması için artık global sağlık sistemleri daha da gündeme getirilmelidir. Ülkemiz hem sağlıkta yeniden yapılanma tecrübeleri ve hem de kalite artırımı konusunda oldukça yol kat etmiş bir ülke olarak, ilerde bu konuda daha da söz sahibi olmalıdır. Ülkemizdeki tüm sivil sağlık sistemleri ve kurumları, üniversiteleri bir bütün olarak sağlık politikalarında yapıcı önerilerini masaya yatırırsa bunda muvaffak olmamamız için bir neden yoktur…

UNUTMAYINIZ: HAYATTA SAHİP OLDUĞUNUZ EN DEĞERLİ KAYNAK SAĞLIĞINIZDIR…

Hepinize sağlıklı günler dilerim…

Kaynaklar:

1. Roemer I M. National Health Systems of the World. Vol. II. The Countries. New York 1991.

2. Tatar F. Sağlık Hizmetleri Finansman Kaynakları. Toplum ve Hekim. 11:(72). 1996.

3. Financing Health Care Services: Development of Social Health Insurance (Sosyal Güvenlik dergisi) in Turkey.,2011/1.

 

Adana Press - Adana'nın haber merkezi...

YORUM GÖNDER

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.Yorumlardan doğacak her türlü hukuki ve adli vakalar kişiyi bağlar, web sitemiz bundan sorumlu değildir. Yorum yapan okurlarımız bu şartları kabul etmiş sayılırlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


1223 kez görüntülendi

Yukarı