TERCİH VE ALIŞKANLIKLARIMIZ…

Dönemimiz yeniliklere aç ve açık. Yeni akımlar, yeni sistem, yeni tasarımlar, yeni fırsatlar ve yepyeni bir dünya.

Bu yeniliklerin yanı sıra, tezat yaşamlar ve müptezel karakterler; kusursuzluk arayışları içerisinde belirginleşti. Makul olandan ziyade sistemleştirilmiş modernitenin kölesi olmak isteyenler oldukça fazla.

Bazı aristokrat zemini oluşturan kesim; piramidin tavan kısmından taban kısmına doğru ilerlerken, kapitalist sistem, proletarya sınıfının metabolizmasını bozdu. Diktatörlüğün tercih edildiği, burjuvanın zorbalığına alışıldığı, bir mekanizmanın çaresiz, mükemmeliyetçi bihaber insanları olmaktayız.

Bilginin teknolojiyle paralel gidişatını göz önüne alırsak, artık kimse masum değil. Herkes hayatın kötü ucundan tutarak yaşamın kalitesini düşürmeye müşterek oluyor.

Çocuklarımızın geleceğine devasa sanal bir yaşam standardı etiketlerken, önünü alamadığımız asosyal perspektifi tuvale işliyoruz.

Belirli yaşam klasizmi; terminatör beyinlerin lokalinde miskinleşirken, çağın hızlı yaşam formundan mümkün mertebe faydalanılıyor.

Çoğu ebeveyn, bu neslin yaşam koşullarını kendi yaşamına empoze ediyor. Bilinçaltına yerleştirilen tabileştirilmiş sosyal paket metaforu, dünyanın zindeliğini alıp götürdü.

Kimi kişilik bozuklukları, psikolojik tramva gibi envai çeşit yeniçağ hastalıkları türerken, profesyonellik amatörlerin ellerine bırakılarak ömür kısaltıldı.

Çok değil yirmi yıl önceki kusurlu fakat doğal hayat, yerini mükemmelken anti doğal ve homojen hayatlar aldı. Alternatifler çoğaldıkça tercihler azaldı. Tercihler azalırken alışkanlıklar çoğaldı. Bu üç merkezi yaşam; planlı ve sistemli bir kısır döngüyü oluşturdu.

Çoğunluğun bu dönengece hipnoz olması ve bir çeşit çağın gerekliliği olarak özümsenmesi ne yazık ki, dünyanın son basamağında olduğumuzu gösteriyor.

Yaratıcının helak ettiği kavimlerin, helak olunmadan önceki aşamalarını gözden geçirirsek apaçık bir sonun başlangıç evresinde olduğumuz kabildir.

İnanç zafiyeti, sosyal aktivasyon değişimi, mükemmeliyetçi ve sistemli yaşam standardı diktatörcülük ve patronculuk hevesleri ve hırslarıyla savaşan bir dünya düzeneğinde sanırım şom ağzımızı açmaktan kaçınmayacağız.

Tekdüzelik ve miskin bir yaşam ekolü; sıra dışı görünen zinde bir dünya özgünlüğüne tercih edildiğinden beridir, biz bir sonun başlangıcında, alışkanlıklarımızın peşi sıra perdeyi kapayacağız.

Emine Tanırgan
yazarcizer01@hotmail.com

Adana Press - Adana'nın haber merkezi...

YORUMLAR

Haberimizle ilgili yorumlarınızı bekliyoruz

  1. A.Kadir Tunçer dedi ki:

    Derdi olan “yazar!”… “Tercihler” konusu son derece önemli.. Tercihlerimizin ya rezili, ya da veziri oluyoruz. Tespit ve hatırlatmalar yerinde… Şahsım adına teşekkür ederim.

    1. emıne tanırgan dedi ki:

      Begenmenıze sevındım, tesekkur ederım hocam…

YORUM GÖNDER

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.Yorumlardan doğacak her türlü hukuki ve adli vakalar kişiyi bağlar, web sitemiz bundan sorumlu değildir. Yorum yapan okurlarımız bu şartları kabul etmiş sayılırlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


1664 kez görüntülendi

Yukarı