Laiklik Elden Gitti mi?

Bir zamanlar ülkede “laiklik elden gidiyor” diye feryadı figan koparan mutlu bir azınlık vardı. Mutlu azınlığın laiklik söylemleri halkın üzerinde baskı aracı olarak kullanılırdı. Çünkü laikliğin net bir tanımı ve uygulaması yoktu, kendini laik olarak tanımlayanların keyfileri ve menfaatleri neyi gerektiriyorsa laiklik oydu. Toplum mühendisliği laiklik kisvesi altında yapılıyordu…

Bu zaman zarfında laiklik elden gitti mi? Gitmedi, bilakis laik, çağdaş, liberal, demokrat, modern bir toplum olduk. Ülkede; kapitalizmin, emperyalizmin ve modernizmin karşı konulamaz etkisiyle bir çok ahlaki değerler yerle bir oldu. Değerlerin yok olmasıyla birlikte; kadın cinayetleri arttı. Çocuklar ve gençler arasında sigara, alkol, uyuşturucu kullanımı yaygınlaştı. Teknoloji bağımlılığı hastalık derecesine geldi. Sağlıksız beslenme neticesinde obez bir nesil yetişti. Hırsızlığın önü tüm teknolojik önlemlere rağmen kesilemedi. Evlilik yaşı yirmi beş yaşlardan otuz beş kırk yaşlarına yükseldi. Ailelerde çocuk sayısı azaldı. Kısırlık oranı arttı. Boşanma oranları her yıl katlanarak artmaya devam ediyor. Gayri meşru ilişkiler normal ilişki olarak görülür hale geldi. Aldatmalar, cinsel tacizler sıradanlaştı. Yıllarca ülkemizde planlı bir şekilde ve devlet eliyle çağdaşlık maskeleri arkasında, az çocuk yapılması konusunda zihinsel, fiziksel çalışmalar ve nüfus planlamaları adı altında yapılan faaliyetler maalesef başarıya ulaşmıştır.

Bu ülkenin insanı kısırlaştırılmıştır. Bu kısırlaştırma faaliyeti el an Amerika’da faaliyet gösteren uluslararası şirketlerin ürettiği, silah, teknoloji, gıda ve ilaçlar aracılığıyla yapılmaktadır. Temel amaç dünya nüfusunu azaltmak, Müslüman ülkelerin toplum yapısını bozmak bütün bir dünyayı sömürge haline getirmektir. Bu işe, aileyi ve aile değerlerini yok etmekle, onları kapitalizmin güçlü silahı olan tüketim kültürüne alıştırmakla başlıyorlar.

Sağlıklı genç nüfusa sahip olan ülkeleri açlık, savaş, hastalık, terör ve teknolojileriyle ekonomik, siyasi, kültürel ve inanç alanlarında top yekûn bir savaş açarak insanlığın canına okuyorlar.

Bir zamanlar “laiklik elden gidiyor” diye bağıranlar dönüp arkalarına baktıklarında acaba ne düşünüyorlar. “Oh laiklik elden gitmemiş ne güzel!” diye seviniyorlar mı yoksa bir toplum, bir nesil, bir ülke ve top yekûn insanlık elden gittiği için üzülüyorlar mı?

İnsanlığın yok olması ailenin yok olmasına bağlıdır. Aileyi savunmak insanlığın geleceğini savunmaktır. İslam bize neslin korunmasını emreder. Neslin korunmasının birinci şartı aile olmak ve aileyi korumaktır. Aile olmanın birinci şartı da nikâhtır. Nikâh Allahın emridir. Bir zamanlar büyük medeniyetler kuran Müslümanlar şimdi aile kurmaktan, aile olmaktan ve ailesini koruyup kollamaktan imtina ediyor. Nedenini hiç düşündünüz mü?

selam ve dua ile…

 

 

 

mevrence@gmail.com
www.mustafaokkesevren.com

Adana Press - Adana'nın haber merkezi...

YORUM GÖNDER

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.Yorumlardan doğacak her türlü hukuki ve adli vakalar kişiyi bağlar, web sitemiz bundan sorumlu değildir. Yorum yapan okurlarımız bu şartları kabul etmiş sayılırlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


930 kez görüntülendi

Yukarı