Bu seçimler uğruna Ya Rab!

Abdulkadir-Tuncer_avatar_1-108x108

Yeryüzünde süregelen en korkuç belaların başında “ben” ve “güç” virüsleri gelmektedir. Bireysel ve toplumsal bir hastalık olmaktan öte evrensel bir boyut kazandı!

Uluslararası arenada yaşanmakta olan pek çok müptezelliğin arka planındaki bu virüslerin sebep olduğu hastalıklar, tarifi imkansız mağduriyetlere neden oluyorlar. Bunların sebep olduğu travmatik ve son derece hazin vakaların kurbanlarının sayısını tarih bile içine ala ala iğrenir oldu! İnsanlık hafızasının yalama olmuş hali, yaşanmakta olan hazin tabloların yakın plandaki acı ve ıstırap kokan resimlerini unutturduğu gibi, neredeyse vicdanlarımızı da sıradanlaştırdı!

Yapılan ve/ya yapılacak olan seçimlerin tercihlerle alakalı olduğu bir vakıa. Ancak bu tercihlerin fert ve toplum psikolojisi alanında yönlendirilmesi gereken ve gerekirse “acımasız” olmasının hiç de önemli olmadığı çok “özel stratejiler” hayata geçirilme ihtiyacı kimileri içinasla vazgeçilmez” oluyor.

Dünya genelinde kamuoyuna yansıyan ve/ya yansıtılmayan ancak sonuçları etkileyen sayısız örnekler var. Biz lokal olarak İsrail Hükümeti’nin acımasız yönetim anlayışı ve “seçim stratejisi” üzerine kısaca birkaç kelam edelim istiyorum.

Öncelikle ifade etmeliyim ki; İsrail’de bütün siyasi partilerin merkez anlayışları Siyonist ideolojinin temelleri üzerinde kuruludur. Yahudi karakterini ve ideasını benimsemeden herhangi bir partinin işlevini yapmasına hatta kurulmasına asla müsaade edilmez.

İsrail’in “devlet olma” temellerini kuranlardan Teodor Herzl, işin esasına dini ve siyasi ideolojiyi oturtarak, arz-ı mev’ud ( vadedilmiş topraklar) ütopyası üzerine derin yapılandırmasını inşa etmiştir. Bu yapının müdavimleri, ilk yerleşimciler ve Avrupa cenahındaki yahudi ve yahudi kökenliler “hakim unsurlar” olarak derinden ve aleni olarak varlıklarını sürdürmektedirler.

Aralık 2014 tarihinde, İsrail Koalisyon Hükümeti’nin Başbakanı Netanyahu, dünya siyasi arenasında Filistin ve özellikle Gazze konusunda iyice yere çakılınca, yönetimin içinde oluşan derin çatlaklıkları önleyemez duruma düştü. Kabine üyeleri; Maliye Bakanı Yair Lapid ve Adalet Bakanı Tzipi Livni’yi görevden aldı. Knesset’i (120 sandalyeli İsrail Parlementosu) en kısa sürede fesh edip erken seçim kararı aldı. Seçimlerin Mart ayı içinde yapılması bekleniyor.

Netenyahu’nun partisi olan Likud, merkez sağ Yeş Atid ve merkez sol Hatnua arasındaki mücadeleden, yıpranmış olmasına rağmen Likud Partisinin favori olduğu söyleniyor. Bizim de anlatmak istediğimiz burada yatıyor. Uyguladığı acımasız ve son derece insanlık dışı politikalarla uluslararası arenada itibar kaybına uğrayan Netenyahu’nun acil bir manevra yapması icap ediyordu. Seçim”; acil yardım istasyonu olacaktı ona. Nitekim normalde 2017’de yapılması gereken seçimi erkene aldı. Aldığı kararların istediği sonucu vermesi için de; yukarıda ifade etmeye çalıştığımız orantısız “güç” kartını devreye sokması gerekiyordu. Şimdi önündeki seçim takvimine göre önceden senaryosu yazılmış, ayrıntısı ile planlanarak çizilmiş, “acımasızlık” skalası ne kadar yüksek olursa olsun hiç önemli değil, sonuca götüren her yolun mübah kabul edildiği “çok özel stratejiler” hayata geçirilmeye başlandı!

Türkiye’nin İsrail Hükümeti ve politikasını yalnızlaştırma ve itibarsızlaştırma stratejisinin Netanyahu’nun başarısızlıklarında çok önemli bir payının olduğunu bir kenara not ederek son yakın zaman aralıklarında ortadoğu havzasında yaşananları çok iyi okumak gerekir.

Suriye’nin İsrail tarafından 1967 tarihinde, meşhur “Altı gün Savaşları”sırasında işgal ettiği Golan Tepeleri  yakınlarındaki Kunaytra’da, 18 Ocak tarihinde gerçekleştirdiği havadan tecavüz sonucu bölge açısından önemli kişilere yönelik suikast girişimi, etkiye tepki hesapları, İran ve Hizbullah’ın haklı misilleme kararları, İsrail’in seçim öncesi orduya her cephede hazırlık ve yığınak faaliyetleri, hem iç hem de dış siyasi arenada “seçim kartı hilesi” ama “acımasız bir oyun” olarak okunmalıdır! Mart ayındaki muhtemel İsrail seçimlerine kadar, siyonizmin gerek önde gerekse arka planda oynayacağı/oynatacağı sayısız olumsuz sonuçlara gebe kötü senaryolar Ortadoğu ve hatta Avrupa kıtasını, dahası Kuzey Amerika’yı beklemektedir.

İsrail’in hem ortadoğu halklarını sindirme, ütopyasını gerçekleştirmek uğruna herşeyi fırsata çevirme, hem de Avrupa, ABD ve Kanada kamuoyuna yönelik “mağdurları oynama” siyasetini gütme politikaları daha çok ön plana çıkarılacaktır. Dahası; seçim yatırımı olarak halkını sürekli diken üstünde kendine mecbur hissettirecektir!

Bir seçim uğruna…

Ve daha yapılabilecek pek çok analiz yazılmayı bekliyor… Şimdilik bu kadar diyelim.

Sevgi ile Kalın..

akt 

Adana Press - Adana'nın haber merkezi...

YORUM GÖNDER

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.Yorumlardan doğacak her türlü hukuki ve adli vakalar kişiyi bağlar, web sitemiz bundan sorumlu değildir. Yorum yapan okurlarımız bu şartları kabul etmiş sayılırlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


1002 kez görüntülendi

Yukarı