Mustafa Ökkeş EVREN: tüm yazıları

BEN… BEN… BEN… BENCİL HEZEYANLAR

  Ben hocayım/gökten zembille inmiştir sakalımla uyumlu sarığım Ben efendiyim/kendimden menkul ve gayrimenkul değerlerim tavan yapar borsada Ben şeyhim/kanatlarımın altında beyaz kanatlı atlar… şefaatlar… menfaatler… Yedi gün yirmi dört saat/ motorlu kuşlardan hızlı seyrü sefer uçurulmaktayım   Ben uluyum/ağzıma kadar doluyum/ barajlar yıkar nefesim/ buz dağlarını eritir Ben mehdiyim/yazları Kafdağı’nda oturur burnum/ ince tüyleri nemrut

Azalanlar Ve Çoğalanlar!

Kim kaldırdı tedavülden seni, makineler mi? Kaçak yollardan yeni halini piyasaya süren kim? Bilim farelere minnettarken ve fareler Tanrıya Son teknolojiyi bekleyen ruhun niçin parya! (M. EVREN) Köroğlu’nun “Tüfek icat oldu mertlik bozuldu” sözü üzerinden çok zaman geçti. Köprünün altından çok sular aktı. İnsanoğlu Âdem’den bu yana çok şey buldu da, bir tek kendini bulamadı.

Laiklik Elden Gitti mi?

Bir zamanlar ülkede “laiklik elden gidiyor” diye feryadı figan koparan mutlu bir azınlık vardı. Mutlu azınlığın laiklik söylemleri halkın üzerinde baskı aracı olarak kullanılırdı. Çünkü laikliğin net bir tanımı ve uygulaması yoktu, kendini laik olarak tanımlayanların keyfileri ve menfaatleri neyi gerektiriyorsa laiklik oydu. Toplum mühendisliği laiklik kisvesi altında yapılıyordu… Bu zaman zarfında laiklik elden gitti

kare-evren

Yedi Güzel Adam (Cahit Zarifoğlu)

“Bu insanlar dev midir Yatak görmemiş gövde midir  Bir yara açar boyunlarında Kolkola durup bağırdıklarında  Yar kurbanın olam Dağlar önüme durmuş Ki dağlanam” (C.Zarifoğlu) ‘’1976 yılında mıydı acaba? Mavera dergisinin ilk yıllarından biriydi. Cahit, bir gün, bana bir şiir uzattı ve: “Şunu okusana” dedi. Okudum. Garip bir tereddüt içinde kaldım. Cahit kanaatimi öğrenmek ve şiiri

kare-evren

İş İşten Geçmeden !

Okuldan sonra… Askerlikten sonra… İş bulduktan sonra… Evlendikten sonra… Kariyer yaptıktan sonra… Çocuklar olduktan sonra… Ev aldıktan sonra… Araba aldıktan sonra… Yazlık aldıktan sonra… Seçim olduktan sonra… Torba dolduktan sonra… Çocuklar büyüdükten sonra… Tatilden sonra… Çocukları baş göz ettikten sonra… Yazdan sonra… Kıştan sonra… Emekli olduktan sonra… Bir ayağı çukura düştükten sonra… Ondan sonra… Bundan

Zafer Savaşanlarındır !

Kurban bayramı yaklaşıyor. Şu an kutsal topraklarda bulunan milyonlarca Müslüman, Allaha yakınlaşmak adına ve günahlarından arınmak için yaklaşık bir aydır “meşakkat” içindeler. Biliyorlar ki, bayramı hak etmek biraz da çekilen meşakkate bağlı… Meşakkat en fazla savaşta görülür. Savaşın sonunda ya zafer vardır yahut yenilgi. Hac bir savaş alanıdır. Müslüman’ın nefsiyle yaptığı savaşta kazandığı zafer, bayramla

kare-evren

Annemin Duası !

Yalvardım: Gösterin bilmeceme yol! Ey yedinci kat gök, esrarını aç! Annemin duası, düş de perde ol! Bir asa kes bana, ihtiyar ağaç! (Necip Fazıl KISAKÜREK)   Duayla başlayan ve duayla biten yüce kitabımız Kur’anı Kerim’de adı geçen hemen her peygamberin duasına yer verilmiştir. Özellikle aile ve çocuklar söz konusu olduğunda Hz. İbrahim’in duası oldukça çarpıcıdır.

kare-evren

Bu Mektubu Kim Göndermiş?

Allah nasip etmiş, 2002 yılında eşimle birlikte hac ibadetimizi yapmak için kutsal topraklara gitmiştik. Yaklaşık kırk gün (kırkımız çıkana kadar) kalmıştık orada. Bir tavaf sonrası, kaldığımız otele döndüğümde şirket görevlilerinden biri:  ‘Türkiye’den sana mektup var’ diyerek pulsuz ve göndereni belli olmayan kapalı bir zarf uzattı. Şaşkınlık içinde zarfı aldım ama zihnimde sorular sökün etmeye başladı.

kare-evren

Su Temizler, Hac Arındırır!

Her şeyden önce su göksel bir vak’adır ve azizdir, bütün azizler gibi. Rabıtası vardır havayla, toprakla ve en çok da insanla. Kâbe, temiz insanları ve temizlenmeyi arzulayan mü’minleri bekliyor arındırmak için…   Otururlar halka halka Gölü taşlar dervişler hu! Halka halka olsun diye su Kâbe, müminleri bekliyor halkaları çoğaltmak ve büyütmek için…   Su gökten

kare-evren

YAĞMURU BEKLERKEN…

İsmet Özel, ‘Kırk Hadis’ kitabının hatime bölümünde bir hadisi şöyle nakleder. ‘‘Bir gün peygamber efendimiz yağmur başladığında Rasulullah aklımda yanlış kalmadıysa yürüyor iken başını açmış ve yağmur damlaları mübarek tenine, başına değmeye başlamış, damlamaya başlamış diyelim. Niçin böyle yaptığını sorduklarında herhalde ashabı kiramdan birisi, kim olduğunu ben bilmiyorum yağmuru kastederek Allah Rasulü; ‘onun Allah’la ahdi

Yukarı