Muhammed Sıddık ÖZDEMİR: tüm yazıları

FESTİVAL

01 KÜLTÜR SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ 26-30 Mayıs tarihleri arasında önemli şair ve yazarlarımızın da katılımcı olarak bulunacağı,Ramazanoğlu Kültür Merkezinde gerçekleştireceğimiz: ’01 KÜLTÜR,SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ’ne davetlisiniz. ADRES:Seyhan Mh.Hasan Şaş Bulv.17.Sokak Yüreğir /ADANA

Elif Üşüyordu/SON MEVSİM

Elif elinden düşürmediği “Kayıp Gemi”adlı kitabını okuyordu.Son düşün içinde kaybolmaya az kalmıştı…Bir kahve yapıverdi.Düğün gününe yakışır,has,köpükleri ise haddini aşmıyordu!Sonra kuruluverdi sandalyesine.. Karanfillerin ılgıtlarını devşirdiği zamanlardan bir gece düşüydü bu aşk!Tarifi olan lakin cesaret isteyen bir özveri ve mücadele sonucunda sabırla döğülmeye razı gelmekte vardı… Elif,gecenin pusuya yattığı anlarda göynüne düşen ışığın yansımalarını takip edip;derin ve

YAS

Soma’daki elim ve hazin olayda şehit olan maden işçisi kardeşlerime Cenab-ı Hak Teala’cc.’dan rahmet ve mağfiret ve de geride kalan ailelerine ise sabırlar diliyorum!..Dua edelim inşeallah!..

Elif Üşüyordu/SİYAH SANCAK

BU HİKAYEMİ RAHMETLİ ŞEYH NAZIM KIBRİSİ KS.’A İTAF EDİYORUM! Elif seccadesinden ayrılmış lakin gözü ile bir süre duanın ulaştığı makama bir süre sonra ise yine gözü ile  seccadeye dalıyordu.Şaş u canı aşk ile yenileniyordu.Bir nevi kendinden geçmişçesine oracıkta,odasında uzanıyordu.Elinde daha evvelden okuduğu bir kitap vardı: ’Kayıp Gemi!..’ Söyleyecek çok söz var iken susmayı başarabilenlerin dünyasında

Elif Üşüyordu/ASİL DURUŞ

Evde bir ömür geçmişcesine bekliyordu.Seccadesini çıkardı… Elifçe geçen günlerin ardından yaklaşmakta olan aşk;yağmur bulutlarının şimşeklerle dansından sonra ortaya çıkan sağanak yağmur gibiydi!Evvela düşleri hayra yoran bir Elif ve sonrasında aşkı düşte yaşayan bambaşka bir Elif!.. Esir düştüğü kurguda;düşsel zenginliği ve düşsel sapmaları aynı anda ve çizgide yaşayan bir beden!Ruhsal savuşturmalar esnasında aldığı derin yaralar;gözlerinden aşkın

Elif Üşüyordu/YOKLUK

Yokluğa talip olan bir dervişin ‘yokta’kaybolmasından daha doğal ne olabilirdiki?Elif,mavi gözlerinde biten özlemlerin perçinlediği bir aşk düşünde yoğrulurken yokolabilmenin küçük hazz-ı sırrına da ermeye çalışıyordu.Nedendir bilinmez bu telaşası onu daha derinlere sevk ediyordu. Celil Bey,kerpiç kokulu odasından balkona çıkmış,güllerini buduyordu.Güneş ise son bir çalımla hayat olup ;güle,Elif’e,Celil Bey’e  ve yaşama dair kalan,mücadele edenlere yine ders

Elif Üşüyordu/ÇİLEYE DAİR

Merhaba derken dahi üşüyen elleri onu pek de kutsi bir heycanın dimağında bırakıvermişti.İlk çile düşünü yaşıyor gibiydi.Çile;beden ve ruhun bedelini karşılıksız ödemesi.Rabbi ile olan muhasebesinde kişi olarak kendi ilk kez ciddiye alması.Çile;ömrün gerçek olan yanlarını tutarlı hale koymak,çekidüzen verip,olduğu üzre bırakıvermek.Şartlar ne olursa olsun mücadeleyi elden bırakmadan adım atabilmek.Sonunu düşünmeden hareket ederek vefaya çelme takmadan

Elif Üşüyordu/SÜRGÜNDE BİR SUFİ /2

ŞİMDİKİ ZAMANESİ… Veda zamanından  bu yana üç koca yıl geçmişti.Dertlerini sır yapıp teslim olalı,aileden,ustadan,seydasından uzak üç yıl!Dile kolay.Gaziosmanpaşada küçük bir sarrafın yanına gezmeye gelmişti.İstanbul’a ilk geldiği yıllarda tanıştığı menzili belli bir sufiydi.Ney’e üflemede bir üstaddı.Zaten Celil Bey’in ilgisi de onun sohbetiyle biten Ney’iydi!Her sohbetten sonra muhakkak ney’e üflerdi.İlahi bir uğultu,hoş bir seda ve yüreklere neşe

Elif Üşüyordu/SÜRGÜNDE BİR SUFİ /1

Evet,beklenen an gelip çatmıştı.Ayrılık rüzgarı esmeye başlamış,havadisleri artık sönen umutların heycanı da körelivermişti!Ne o kadar yaşadıklarından biranda vazgeçip çekip gitmek,ne de bir daha dönmeyecek hissiyatını oluşturmak işine gelmiyordu.Önce abdestini aldı,ağlamaklı gözlerine inad,kalkıp giyindi! Siyah gömleği,gri kumaş pantolunu ve Kahverengi paltosunu üzerine aldı. Akının ellerinden öptü.Destina ablaya sarıldı.Ona ablam,diyordu!Sonra Eylül yenge ile helalleşti. Sıra seyda,aga,ustaya gelmişti.

Elif Üşüyordu / REHBERİM:SEYDA!

Uzak iklimlerde ıslanan yağmura inat hayatını idame ettirebilmek;hayatı tesadüf paradoksundan kurtarıp gerçeğe sunmak ve dahası tevafuk bilincinde yaşayabilmek kadar akıllıca bir iş olmasa gerek… Celil Bey sevdalinkalardan sıyrılıp mecnunlaşma nöbetleri geçireceği bir döngüye yelken açmıştı.Aganın sır dolu yaşamında o sadece bir an’dı!.. Bir an iken dahi bukadar tevafuku yaşıyor olma hazzını ruhsal iliklerinde hissetmesi onu

Yukarı