Hasret ÖZMEN: tüm yazıları

kare-hasret

Bir Hayat

Bir Hayat

  Hayat ! Hay’dan gelip HÛ’ya giden bir hayat… Hayanın özümüzden çıkmadığı bir hayat… Kime rastlar isen rastla değerlerini kaybetmediğin bir hayat… Yarınlarından habersiz düşlerini sıkı sıkıya tembihlediğin bir hayat… Kayıplarını kabuk gibi kazandıklarından sıyırdığın bir hayat… Ümidini yalnız emaneti verene bağladığın bir hayat… Ahlâkını imanına, imanını ahlâkına karıştırıp dinin hakkını verdiğin bir hayat… Sahip

Kendini Bilmek..

Evladın babaya ve anneye, anne ve babanın evlada, kardeşin kardeşe, yıllarca birbirine yarenlik etmiş eşin eşe nefsine yenilerek düşmanlaşabildiği bir alemde, hangi  o engin yürek özündeki eksikliği farkedebilir ki ? Hayatın ve zamanın zincir vurulamayacak bir hızla ilerlediğini unutup nasıl da yolumuzdaki taşları kaldırmaya çalışanları, bizzat ellerimizle taşlamadan devam edemeyeceğimiz hırsına kapılmışız… İnsan doğar, yaşar

Hasret-ÖZMEN_avatar-108x108

Kelamın Sahibi’ne..

Sözün bittiği yer diye bir şey yok dünya durdukça söyleyeceği bitmez insanın.. Bir gün ah,bir gün vah,bir gün eyvah… Ama uzun,ama kısa.. Bir sözün olacak hayatta.. Halet-i ruhiyesi ne ise insanın,o yansır sözlerine.. Baktığın gördüğünden,söylediğin özünden ötede ise kötüdür ahvalin.. Yalnızlığın içinde,kimsesizliğin koynunda,tükenmişliğin eşiğindeyken,hiçkimseye söylenecek bir sözün kalmamışken,aksi sedanı işitenin olmadığına inanmışken,çıka gelir bir ayeti

kare-hasret

İnsanlığımız ve İnsafımız…

Yaradılanların en üstünüsün sen.Seni üstün kılana hâmd eder iken üstünlüğünün duyguların,merhametin ve insafın olduğunu unutmamalısın. Çünkü;insâfını kaybedenler hâkikati bütünü ile kavrayamazlar.. Çünkü,insafını kaybedenler hiçbir acıya ağlayamazlar.. Çünkü;insafını kaybedenler acıya bir dil,bir din,bir ırk atfedip kendilerinden olmayanların acısına acılanamazlar… İnsalığın varoluşu ile birlikte başlayan Tarih sürecini inceler isek;savaşın,zulmün,barbarlığın hep bir mimarı bir lideri olmuştur. ”Ben insanlğın

kare-hasret

YENİDEN BAŞLAMALISIN …

Biraz gündem, biraz ünlem derken kendine yabancı kaldı insan. Böyle böyle köreldi çözümleyici duygularımız, böyle böyle çürüdü mücadeleci ruhumuz. Kararsızlıklarımız, karanlıklarımız oluverdi. Ortaçağ hastalığı vebayı atlattı da tüm millet; çağımızın adına kararsızlık denen dermansız hastalığına karşı savaş veremedi. Şimdi duygularımız da acılarımız da anlaşılırlığını yitirdi. Adına ruh ve sinir hastalıkları dediğimiz çok çeşit depresif modellere

hasret-21-8-2014

İçimizdeki hârın adısın Gazze!

”Filistinli Çocuk; Babası şehit, Annesi dul, Kardeşi yaralanmış, Kimsesi kalmamış yiğit! Sen, kutlu misafiri olacaksın cennetin.” Ne de güzel diyor şair dizelerinde.. Yanan yüreklerimize işliyor bu dizeler… Ya Rab! Bir damla zemzem serpsen sönerdi yanan yürekler! Sözümüz tükenmiş bir parça şiire, binlerce duaya sığınmışız. Vallahi, dünya bizi şaşkına çevirdi. Billahi; sevdiğimiz, sevmediğimiz zalimliğe, acımasızlığa, adaletsiz

Yukarı