Emine TANIRGAN: tüm yazıları

emine

KADINLAR

KADINLAR

#özgecan anısına… Kadın olmak! Hayata kadınların gözünde bakmak… Dünyanın her yerinde kadın olmak ağır bir sorumluluktur. Herkesin yaftalaması kolay bir insandır kadın. Nice yıllar onların entrikaları, aşkları, hüzünleri, acıları dillere konu olur. Kadın olmak her anlamda zordur. Daha en baştan başlar hikâyeleri… Başrolün en çok onlara verildiği birçok hikâyeleri vardır. Kimi zaman bir anne rolü

emine

TERCİH VE ALIŞKANLIKLARIMIZ…

Dönemimiz yeniliklere aç ve açık. Yeni akımlar, yeni sistem, yeni tasarımlar, yeni fırsatlar ve yepyeni bir dünya. Bu yeniliklerin yanı sıra, tezat yaşamlar ve müptezel karakterler; kusursuzluk arayışları içerisinde belirginleşti. Makul olandan ziyade sistemleştirilmiş modernitenin kölesi olmak isteyenler oldukça fazla. Bazı aristokrat zemini oluşturan kesim; piramidin tavan kısmından taban kısmına doğru ilerlerken, kapitalist sistem, proletarya

emn

ZAFER BİZİMDİR!

Dört bucuk ay gecti. Bugun asrın en büyük zaferi var Kobani de. Direnişler nihayet sonuç verdi. Suriye’nin Kobani kentinde özgürleştirilme mücadelesi zaferle sonuçlandı. Yaşamlarını yitiren binlerce mazlumun kanı kurumadan intikamı alındı. Orta doğu halklarının başına bela olan Daiş çetelerinin kentten temizlenmesi için savaşan güçler, kente bayrağı dikmekle dünyaya en güzel mesajı verdi. Bu zafer diğer

e

ÖĞRENEMEDİK…

Bize yaşarken öğrenmeyi öğretti büyüklerimiz. Nefes almayı, acı çekmeyi, sevmeyi, dünyaya kafa tutmayı hep yaşayarak öğrendik. Sonra bir salıncak kurduk kendimize. Birileri bizi salladı biz uçtuk, mutlu olduk, göğe ulaştık. Bilemedik oysa yine aynı yere ineceğimizi. Bilemedik, geldiğimiz yere gideceğimizi… Çünkü unutmuşlardı bize söylemeyi. Biz kendimiz öğrendik mutluluğun, zevklerin gelip geçici olduğunu. Kaderimizdekini yaşarken, bazı

emn

DEĞİŞEN NE?

İnanları anlamak zor artık! Rabbül Alemin’in kudretini kavramaktan aciz bir bir millete dönüştük. Toplumca yıkımların en büyüğündeyiz. Olayların neticesine bakmaktan uzağız. Yaptıklarımızdan ders alacak kabiliyete muktedir olamıyoruz. Zira, geride bırakıyor olduğumuz yıl, bizim acziyetimizi gözler önüne seriyor. Bir dönüşüm döngüsünün içinde amacımızdan uzak, devri daim içerisindeyiz. Kimin ne için yaşadığını sorgulamaktan ziyade ne olduk ona

emine

2015′e GİRERKEN…

Aralık ayındayız. 2014’ün son ayında yeni umutlara yelken açmak için hazırlanıyoruz. Kimimiz hala karanlık dünyasından uzatamadı başını. Doğru olanı, aydınlığı göremedi. Yeni bir yıla gireceğinden bihaber ömür sermayesini tüketmekten kaçınmadı. Bu yıl bildiğiniz üzere tadımız tuzumuz yok. Velhasıl, peş peşe yaşanılan acı olaylar canımızdan can aldı. Moralimiz bozuldu, üzüldük, sitem ettik. Nihayetinde bir yılın daha

emine

AHİR ZAMANDAYIZ

Son zamanlarda yaşadığımız trajedinin haddi hesabı yok. Dünyaca zor sınavlardan geçiyoruz. Rabbül Âlemini takip etmeyi bıraktığımızdan bu yana kendi basiretimizi bağladık. Her şey arapsaçına döndü. Teknolojinin hızla ilerlediği, illegal düşüncelerin, eylemlerin kol gezdiği, yeni neslin kolaylaştırılmış hayatı benimsediği ve havai heveslerle hızlı yaşayarak tüketilen ömürleri de hesaba koyarsak dosyamız bir hayli kabarmış durumda. İnsanoğlu tüketen

em

VE KADIN…

Gitmem gerektiğini öğrenmiştim artık. Ne gece ne de gündüz fark etmiyordu. Ne bu şehir ne de başka şehirde yapabilirdim. Dünyanın neresinde olursam olayım, artık acılarımla başbaşaydım. Kimseye diyemediğim, aksinin gözlerime yansıdığı hayaliyle yapamazdım, gidecektim. Koridorlarımda lime lime edilmiş hayal kırıklığı vardı. Karanlık sokaklarım soğuk ve ıssızdı. Öyle ki, kalbimdeki sırat köprüsünden geçerken düşen siluet aşağıda

em

VE KADIN…

Gitmem gerektiğini öğrenmiştim artık. Ne gece ne de gündüz fark etmiyordu. Ne bu şehir ne de başka şehirde yapabilirdim. Dünyanın neresinde olursam olayım, artık acılarımla başbaşaydım. Kimseye diyemediğim, aksinin gözlerime yansıdığı hayaliyle yapamazdım, gidecektim. Koridorlarımda lime lime edilmiş hayal kırıklığı vardı. Karanlık sokaklarım soğuk ve ıssızdı. Öyle ki, kalbimdeki sırat köprüsünden geçerken düşen siluet aşağıda

em

AŞK’A DAİR…

Aşk meselesi ta ruhumuzun var olmasından bu yana kalbe yerleştirilmiş bir lütuftu. Öyle ki, Yaradan’ı sevmekle başladık sevmeyi öğrenmeye. Var olmayı sevdik, nefes almayı… Kuşları sevdik. Yeşili, maviyi… Aşkın ne kadar kuvvetli bir duygu olduğunu öğrendiğimizde canımız da yandı. Korktuk bu duygunun ateşli çemberinden. Yine de vazgeçmedik o, ruhu derinden etkileyen aşk gömleğini giymekten… Sonra

Yukarı